Anket

Maç Hangi Kanalda

Digitürk: Türkiye Süper Lig, Türkiye Kupası, İngiltere Premier Lig,Rusya Ligi, Brezilya Ligi, Portekiz Ligi

D Smart: Türkiye 2. lig, İngiltere Championship, Hollanda Ligi, İskoçya Ligi, Uefa Kupası

Kanal A: Fransa Ligi, İspanya Kral Kupası, İngiltere Lig Kupası, Almanya Kupası

Ntv Spor ve Ntv: İtalya Ligi, İspanya Ligi, Arjantin Ligi

Kanal 24: Almanya Ligi

Star Tv : Şampiyonlar Ligi

Unutamayacağım Maç

Maç öncesi heineken bira içerkenHayatımda unutmadığım, unutamadığım, unutamayacağım maçlar olmuştur. Türkiye - Çek Cumhuriyeti maçı istesemde unutamayacağım bir maç oldu benim için. Neden mi? Çünkü maçı staddan izledim! Neden mi? Çünkü ilk defa bir maçta ağladım! Neden mi? Çünkü aldığımız galibiyet bir mucize gibi güzeldi. Maç öncesi ve maç sonrası anılarımla işte unutulmaz Türkiye - Çek Cumhuriyeti maçı.

İsviçre'nin Cenevre kenti göl kıyısında güzel bir şehir. Yaşamak için bir sürü avantaj ve dezavantajı içinde barındırıyor. Maçtan önceki gün kendimi maça hazırlamak adına akşam erken satlerde kendimi otele kapatıyorum. 01:00 gibi :) Fakat saat tam 05:00'de dışarıdan gelen gürültülerle uyanıyorum. Cumartesi günkü maçların galip taraftarları eğlencelerine devam etmek ister gibi sokaklara çıkmışlar. Çünkü barlar tek tek kapanıyor. Bu mutluluğu yaşamak istercesine dua ediyor ve uykuma devam ediyorum. İyice bir dinleniyorum. Sabah 9-10 gibi uyanmama rağmen, hafif bira takviyesi ile saat 15:00'e kadar otelden çıkmıyorum.

Aklım fikrim maçta olarak ilk yaptığım iş hangi trenin stada gittiğini öğrenmek oluyor. Etrafta Türk ve Çek taraftarları görüyorm. Ben stada giden treni ararken Basel'den ve diğer şehir ve ülkelerden gelen Türk taraftarlar Cenevre sokaklarına atıyor kendilerini.

dev ekrandan maçı izlediler5 dakikalık yolculuktan sonra stada geliyorum ancak etraf bomboş. Toplasanız 500 taraftar ya var ya yok. Canım sıkılıyor. Bu sefer tramvay ile şehre geri dönüyorum. Yolda dev ekran etrafında toplanmış kalabalığı görüyorum. Karnaval yeri gibi. İnip oraya uğruyorum. Fakat nedense eğlence bir türlü alıştığım tarzda değil ve beni kesmiyor. Sıkılıyorum. Üstelik Euro 2008 resmi sponsoru Carlsberg satılıyor her yerde. Heineken ara ki bulasın. Biraz vakit geçirdikten sonra, şehir merkezine otelimin yakınındaki bakkala dönüyor ve bira depolanıyorum. Bu arada caddeler biraz daha taraftar toplamış ve saat 5 olmuş. Artık herkes yavaş yavaş maça gitmenin heyecanı içinde.

Biraları yudumlaya yudumlaya gidiyorum. Stadın 1km yakınında araçlardan iniyoruz ve yürümeye başlıyoruz. Etrafta bir Türklerin bir Çeklerin sesleri yankılanıyor. Ne yalan söyliyim. Çeklerin daha fazla ve kalabalık gözükmesine uyuz oluyorum. Biz Türkler beklenin aksine bir hayli sakin hareket ediyoruz. Bilemiyorum buna neden olan nedir ama İsviçre'nin dünyanın en pahalı memleketkerinden biri olması bir neden olabilir. Buraya maça gelenler biraz kalbur üstü sayılacak bir kesim.

ceneve stadıÖyle böyle derken, biralar birer birer biterken kendimi önce kuyrukta daha sonrada stadın içinde buluyorum. Vakit nasıl geçiyor anlamıyorum bir türlü. Biraz sonra maç başlıyor. Berbat oynuyoruz. Zaten Fatih Terime küfür etmeye gelmişim. Portekiz yenilgisinden sonra şansa bir İsviçre galibiyeti almışız düşüncesindeyim. İlk golü bizim yememizden korkuyorum. İlk golü yersek bir daha maçı çeviremeyeceğimizi düşünüyorum. Taraftarda pek ümitli değil. 3 kişilik amigo takımımız bana göre yanlış tezahuratlar söyletiyor. Hakem desen, benim tribünden gördüğüm tacı göremeyecek derecede art niyetli. Her şey ama her şey eleştirilmeyi hak eder durumda. Ve ilk golü yiyoruz. Beklenen sonuç. Evete bu maçta yenileceğiz. Ve hakemin düdüğü ile ilk yarı bitiyor. Tuvalete gitmem lazım. Çok bira içmişim :)  O ne ya! Tuvaletler tertemiz. Üstelik bir bayan görevli bazı malzemeleri değiştiriyor içeride. Biraz ingilizce patlatıp "hayırdır" diyorum, gülüyor. Maça dönüyorum.

türkiye çek cumhuriyeti2. yarı hiç beklemediğimiz gibi başlıyor. Milli takımımız baskı kuruyor. Gol falan kaçırıyoruz. taraftar biraz ateşleniyor gibi olurken 2. golü yiyoruz. Herşeyin bittiği an olması gerkirken, avazım çıktığı kadar bağırıyorum "Bir gol atın, adamlar strese girecek hadi lütfen" diye... Son 15 dakika ve beklenen gol. Durum şimdi 2-1. Ve evet baskımız devam ediyor ve Çekler şaşırmış durumda. Karşı tribündeki çek taraftarlar eğlencelerine biraz ara vermiş gibiler. Takımları çok kötü oynuyor ve bizimkiler sanki devamlı gol pozisyonunda. Bir beraberlik bize yeter hadi bir gol daha diye yalvarırken durumu 2-2'ye getiriyoruz. Hayatımda ilk defa bir maçta ağlıyorum.  Evet öyle gözlerimden yaş süzülerek değil, sanki hıçkıra hıçkıra ağlıyorum ve ben dah göz yaşlarımı silemeden 3. gol geliyor. ALLAHIM SEN NE BÜYÜKSÜN! Bizim tribün yıkılıyor. Çekler sus pus. Maçın son dakikası ile 5 dakika geçmeden ortada çek taraftar kalmıyor nerdeyse. Biz takımı tribünlere çağırıyoruz. Sonrada geceye kendimizi bırakıyoruz.

cenevre sokaklarında eğlenceStadın çıkışı kalabalık. Tarmvaylar hınca hınç dolu. Bir arabam olsa gezerdim diye düşünüyorum. Otostop çekiyorum. Fransada oturup, her gün Cenevre'ye çalışmaya gelen (arası 5km) bir Türk alıyor beni arabasına. Cenevre sokaklarını inletiyoruz. Elidme Türk bayrağı. Arabanın camındayım. Bir ara bana Türk Milli takım forması hediye ediyor. Teşekkür ediyorum. (Gerçi arabada unuttum ve çok üzüldüm) Sonradan acaba kendisi galatasaraylı olduğundan ve benim    Fenerbahçe formamdan mı kıl kaptı diye düşünüyorum ama haksızlık ettiğime karar veriyorum. Gece 2 gibi bir kebapçının yanında arabadan iniyorum .Tamam güle güle diyip kapıyı kapayacakken, arka cebimdeki pasaportn koltuğun yanına düştüğünü görüyorum. Şanslı günümdeyim. Kapıyı kapasam ve arkadaş gitse bir daha sittin sene bulamazdım kendisini :) Karnımı doyururken bir yandan bira ile keyiflenmeye devam ediyorum. Otele gittiğimde bana Kempinski'de bir parti olduğu söyleniyor. Yürüyerek oraya iniyorum ama geç kalmışım. Parti bitmek üzere. Tam otelden çıkıyorum ve bir de ne göreyim. Tüm günün en heyecanlı dakikası. Çek milli takım futbolcuları tam kadro eşofmanları çekmişler stres atmak için yürüyüşe çıkıyorlar. Bir an bu anı ölümsüzleştirmek isteyerek "Fotoğraf çekebilir miyim" diye Milan Baros'a ingilizce soruyorum. Sert bir şekilde kafasını çeviriyor. O an durumun vehametini anlıyorum. Adamlar çökmüş durumda ben fotoğraf çektirme derdindeyim. Üstelik her yerim Türk Milli Takımı kokarken :) Yanlarından uzaklaşırken yanımdaki "TÜRKO TRİİİİİ ÇEKO TOOOOOO" diye laf atıyor onlara. Herhalde bundan daha güzel yaşanamazdı diye düşünüyorum. TARİHİ BİR MAÇA TANIKLIK ETMEK VE ÇEK FUTBOLCULARIN O SURATLARINI GÖRMEK.

 

 

 

UEFA Tarihinin En Heyacanlı Karşılaşması.

Avrupa futbolunun patronu UEFA; Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçını Avrupa Futbol Şampiyonası tarihinin en heyecanlı karşılaşması seçti. UEFA editörü Michael Harrold, Milli Takım’ın 2-0 yenilgiden 3-2 galip ayrıldığı karşılaşmanın 1960’tan bugüne kadar oynanan karşılaşmalar içinde emsalsiz olduğunu vurguladı. 1 numarayı Türkiye-Çek maçının aldığı listedeki diğer en iyi maçlar şöyle:

Hollanda-Çek Cum: 2-3 (Euro 2004)
Fransa-İtalya: 2-1 (Euro 2000)
İtalya-Hollanda 3-1 pen (Euro 2000)
Yugoslavya-İspanya: 3-4 (Euro 2000)
Almanya-İngiltere: 1-1 (Euro 96)
Fransa-Portekiz: 3-2 (Euro 1984)
Danimarka-Belçika: 3-2 (Euro 1984)
Yugoslavya-B.Almanya: 2-4 (Euro 1976)
Fransa-Yugoslavya: 4-5 (Euro 1960)

Türkiye 3 - Çek Cumhuriyeti 2

***Bende Geneva da stadda izledim maçı, resmen karnavaldaymışız gibi eğlendik. Yaşattığın Duygular için Teşekkürler TURKO!

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

iddaa bayileri

iddaa, Türkiye futbol bahisleri oyunudur. Spor Toto kontrolünde özel bir şirket tarafından bahis oynatılır.

Bu sitede bahis oynatılmamaktadır. Sitenin amacı Dünyanın dört bir yanına dağılmış Türkçe konuşan bahis severlere ve Türkiye'de oturan iddaa severlere, bahis tahmin, iddaa tahminleri konusunda yardımcı olmaktır.