Poll

Maç Hangi Kanalda

Digitürk: Türkiye Süper Lig, Türkiye Kupası, İngiltere Premier Lig,Rusya Ligi, Brezilya Ligi, Portekiz Ligi

D Smart: Türkiye 2. lig, İngiltere Championship, Hollanda Ligi, İskoçya Ligi, Uefa Kupası

Kanal A: Fransa Ligi, İspanya Kral Kupası, İngiltere Lig Kupası, Almanya Kupası

Ntv Spor ve Ntv: İtalya Ligi, İspanya Ligi, Arjantin Ligi

Kanal 24: Almanya Ligi

Star Tv : Şampiyonlar Ligi

Liverpool Taraftarları

Fenerbahçe taraftar gruplarının yaşadığı sıkıntılardan bahsetmişken, Futbolun beşiği ingiltere'den Liverpool ile ilgili bir yazı buldum. Okunası bir yazı.

Bu arada Mourinho bu sene Liverpool'un şampiyon olabileceğini söylemiş :)
"Daily Telegraph’daki köşesinde Benitez’in kendisiyle aynı zamanda Britanya topraklarına ayak bastığını ve yıllardır aynı oyuncularla bir sistem yarattığını ve kadrosunun üzerine eklediği dünya çapındaki isimlerle şampiyon olabileceğini iddia etti. İspanyol teknik adamın beşinci sezonunda şampiyonluğa ulaşabileceğini söyleyen Mourinho, zafere ulaşmak için dünya çapında bir kaleci ile forvete sahip olması gerektiğini ve Torres ve Reina’nın önemini vurguladı. "

Liverpool’un 18 senedir devam eden şampiyonluk hasreti, dünyanın dört bir yanındaki futbolseverleri İngilizler kadar ilgilendirmez. Liverpool demek farklı bir şey demektir çünkü... Ülkemizde bile topluluk içersinde ‘’Liverpool’u destekliyorum’’ demek, ‘’Chelsea’yi seviyorum’’a karşılaştırılınca size baya puan getirir. Böyle bir eğilim oluşmuştur işte. Nedenleri mi? Bence basit… Başarı geleneği, simgeleşmiş figürler ve duygusal tatlar…

Onlar ne Chelsea gibi 2004’te hayatımıza girmiş, ne de United gibi en nefret edilen olmuşlardır. Duygu yoksulluğunun her geçen gün arttığı futbolda, Liverpool’un Anfield Road’u; geleneklerle devam eden hislerin adeta bir banka gibi saklanıp, değerlendiği alan olmuştur. İşte bu kurtarılmış bölgenin en önemli simgesi de ‘’Kop’’ tribünüdür.

Şampiyonlar Ligi’nden elenmiş Barcelona’nın taraftarlarına bile maç sonunda bağıra çağıra “You Will Never Walk Alone”’u söylemeye iten şey de bu tribünün yarattığı duygu sağanağıdır. Liverpool’a Devler Ligi’nde iki kez kaybeden Chelsea Menajeri Jose Mourinho’ya bile o gücün varlığını, tribünden sahaya yayılan bu enerji kabul ettirmiştir işte…-ki Mourinho bir şeyi kolay kolay kabul etmez-

Kop, başta İngiltere olmak üzere, Fransa’dan Hollanda’ya, Macaristan’dan Hırvatistan’a kadar birçok ülkede kale arkasında yer alan, tek kattan oluşup stadyumun diğer tribünlerinden bağımsız inşaat yapısına sahip tribünler için kullanılan bir terimdir.

............................

İlk yıllarında 20 bin seyirci kapasitesi ile Liverpool’un sırtını dayadığı veya koşarcasına varmaya çalıştığı Kop Tribünü, 1928 yılında mimar Archibald Leicht tarafından yapılan yeni düzenlemeler ve çatı sistemiyle artık Anfield Road’a karakter kazandıran en önemli parça olur. Kapasitesi 28 bine çıkan ‘’The Kop’’ bu kapasitesi ile o dönem için İngiltere’nin en büyüğüdür.

Kop’un büyüklüğünü sadece kapasitesi ile ölçmek bazen yetersiz de kalabilir. 87-88 sezonun başlamasından önce Kop tribününün iflas eden kanalizasyonunun sezonun açılmasını dahi erteleyebilecek bir büyüklük ve öneme sahip olduğunu da belirtelim. 1989’da Nottingham Forest ve Liverpool arasında Sheffield’da oynanan FA Cup yarı final maçında yaşanan ve tarihe Hillsborough faciası olarak geçen olayda kapasite üzerinde seyirci alımı sonucu 96 Liverpool taraftarının hayatını kaybetmesi sonrası Kop da saha ile tribünü ayıran tellerden kurtulur ve tamamen koltuklu hale getirilir.

1993 yılında tekrar düzenlemeye tabii tutulan ve eski teras bölümü yıkılan The Kop’un inşaa süreci bu tribünden hatıra almak isteyenlere de çok büyük bir imkan yaratır. Yıkılan tribüne ait basamaklardan kopan bazı parçalar Liverpool’lu taraftarlar tarafından anı olarak evlere götürülür, torunlara hatıra olarak bırakılır.

Şu an itibariyle 12 bin 409 kişilik bir kapasiteye sahip olan Kop tribününü, seyirci ile bir birbirine yapıştıran tutkal ise kuşkusuz “You Will Never Walk Alone”* şarkısıdır.. Kop sakinlerinin atkılarını açarak üzerini bir yorgan gibi örttükleri tribünden yükselen Gerry & Pacemakers’ın bu şarkısı bir futbol takımı ve tribünüyle özdeşleşmeyi sağlayan en tesirli parça olmayı da başarır. Bryan Adams’ın Chelsea için bestelediği ve Chelsea politikasıyla da fazlasıyla uyumlu “We’re Gonna Win”** şarkısı ise bu anlamda Liverpool’a rakip olmaktan uzaktır.

Şu sıralar tüm mesailerini Amerikalı sahiplere ateş püskürerek ve menajer Rafael Benitez’e kol kanat gererek geçiren Liverpool seyircisi önümüzdeki birkaç yıl içinde yine şampiyonluk göremeyecek belki. Ancak topu kalenin içersine doğru bir girdap gibi çektiğine inanılan Kop Tribünü, varlığı ile futbolun ruhunu beslemeye devam edecek.

Kutlay KILIÇ

Post new comment

The content of this field is kept private and will not be shown publicly.

iddaa bayileri

iddaa, Türkiye futbol bahisleri oyunudur. Spor Toto kontrolünde özel bir şirket tarafından bahis oynatılır.

Bu sitede bahis oynatılmamaktadır. Sitenin amacı Dünyanın dört bir yanına dağılmış Türkçe konuşan bahis severlere ve Türkiye'de oturan iddaa severlere, bahis tahmin, iddaa tahminleri konusunda yardımcı olmaktır.