Anket

Digitürk: Türkiye Süper Lig, Türkiye Kupası, İngiltere Premier Lig,Rusya Ligi, Brezilya Ligi, Portekiz Ligi

D Smart: Türkiye 2. lig, İngiltere Championship, Hollanda Ligi, İskoçya Ligi, Uefa ve Şampiyonlar Ligi

Kanal A: Fransa Ligi, İspanya Kral Kupası, İngiltere Lig Kupası, Almanya Kupası

Ntv Spor ve Ntv: İtalya Ligi, İspanya Ligi, Arjantin Ligi

Kanal 24: Almanya Ligi

Derbide futbol değil, kırmızı kartlar konuştu

Ali Sami Yen, yine unutulmaz bir derbiye ev sahipliği yaptı!
Malesef her şey ilk maçtaki gibi temiz olmadı.
Galatasaray ile F.Bahçe'nin oynadığı Türkiye Kupası çeyrek final rövanşına hakem Cüneyt Çakır'ın gösterdiği 11 sarı, 4 kırmızı kart damgasını vurdu.
Galatasaray, Hakan Şükür'le 4. dakikada öne geçti. Gökhan Gönül 67'de dengeyi sağladı. Ümit Karan 90+1'de Aslan'a turu getirdi.
Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'yi 2-1 yenen Galatasaray, yarı finale yükselmeyi başardı. Kadıköy'deki 0-0'ın rövanşında Ali Sami Yen'de Hakan Şükür ve Gökhan'ın karşılıklı golleriyle 1-1 devam eden karşılaşmanın uzatma dakikalarında Ümit Karan, attığı golle takımına turu getiren isim oldu. Kartların adeta havada uçuştuğu derbide Sarı-Lacivertli ekipten Lugano, Gökhan, kaleci Volkan ile Cim Bom'dan Lincoln maçı tamamlayamadı.

Maçtan Notlar

Cüneyt Çakır, 15 kez elini cebine attı

Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında kartlar adeta havada uçuştu. Hakem Cüneyt Çakır, 4 kırmızı, 11 de sarı kart kullandı. F.Bahçe'den 26. dakikada Lugano, 75. dakikada Gökhan 2. sarı kartların ardından, kaleci Volkan direkt kırmızı kartla oyun dışında kalırken, Lincoln ise çift sarı karttan atıldı. Böylece Sarı-Lacivertli takımda Lugano, Gökhan Gönül ve kaleci Volkan A.Gücü deplasmanında, Sarı-Kırmızılı takımın Brezilyalı oyuncusu Lincoln de Beşiktaş derbisinde oynayamayacak.

'Bu hakemi atayan futbolu bilmiyor'

F.Bahçe'de teknik direktör Zico, maçın ardından Cüneyt Çakır'a ateş püskürdü. Oyuncularını gösterdikleri büyük mücadeleden dolayı kutlayan Brezilyalı çalıştırıcı, "Cüneyt Çakır, kapasitesiz bir hakem, sergilediği performansla bunu gösterdi, futbol maçı yönettiğini unuttu. G.Saray'ın kazanmak için hakemlerin yardımına ihtiyacı yok. Sahada karar veren kişiye hakem diyemem, okula gidip, tekrardan okuluna dönüp bilmesi gerekenleri öğrenmesi gerekir. Bu kişiyi kim atadıysa onun da okuluna gidip derslerini tekrar alması gerekir." dedi.

Kalli: İki takım da derbiden zararlı çıktı

G.Saray Teknik Direktörü Feldkamp, maçın hakemi Cüneyt Çakır'ın ortamı gerdiğini belirtti. Kalli, "İki takım da önemli adamlar kaybetti ve hakemin kötü yönetiminden iki takım da zararlı çıktı." şeklinde konuştu. Alman hoca, F.Bahçe'nin bir gol kaydetmesinin ardından, oyun planlarının değiştiğini, daha kontrollü oynamaları gerekmesine rağmen, aceleci davrandıklarını söyledi. Bu arada G.Saray, rakibini 5 maç sonra yenebildi. Bu süre içinde Fenerbahçe, 4 galibiyet almış, 1 maç da berabere sonuçlanmıştı.

Lincoln küfretti Volkan çıldırdı

Maçın uzatma dakikalarında kırmızı kart gören Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan, Lincoln'e büyük tepki gösterdi. Ümit Karan'ın attığı golden sonra Brezilyalı futbolcunun kendisine küfür ettiğini savunan Volkan, "Maçı fazla konuşmamak gerek, sonuçta kupa maçıydı. Galatasaray'ı tebrik ederim. Burada önemsenmesi gereken bir Brezilyalının bana küfür etmesidir. Hangi Türk insanına birisi gelip küfür ederse, tepki koyar. Zaten turu geçmişsin, niye küfür ediyorsun. Lincoln'den o küfürleri dışarıda da yüzüme tekrarlamasını istiyorum." dedi.

Cengiz Çandar'ın maç yorumu

Fenerbahçe bir kere daha teşekkürler sana
Zico, kupa yarı final maçına giderken takıma "Oraya başı dik gideceksin ve öyle çıkacaksınız" demişti. Orada, Ali Sami Yen'de oynarken, yalnız olmadıklarını, milyonlarca sevenleri bulunduğunu hatırlatmıştı.

Aynen öyle oldu. Gökhan Gönül, maçın 70 bilmem kaçıncı dakikasında Fenerbahçe 2-1 galibiyeti kovalarken atılıp takım 9 kişi kaldığında, yanımdakilere "Bu maç bu anda bitti" dedim, "Fenerbahçe, bu andan sonra yenilirse, takımımıza asla bozulamayız. Çünkü, bu maç, bir futbol maçı değil. Hakem diye sahada bulunan birisi futbol kavramını katletti. Maç bitmiştir."

Gökhan Gönül'ün ikinci sarı kart gördüğü ve takımın 9 kişi kaldığı pozisyon futbol tarihine geçer. Taç atmak için eline topu almış bir oyuncunun kendisine atılan ikinci topu almadığı için vakit geçirdiğine hükmeden bir hakem, ya kötü niyetlidir, ya geri zekalıdır ya başka bir şey. Bir tek şey değildir: Futbol hakemi!

Zico için herşey söylenebilir. Söylenemeyecek tek şey, onun dünya futbol tarihinin büyük bir yıldızı olduğu ve efendiliği.

Böyle bir adam, Brezilya Spor Bakanlığı yapmış, Japonya Milli Takımı'nda Teknik Direktör olarak o ülkeye heykelini diktirmiş bu efendi ve Türkiye'de bulunduğu süre içinde, hakemler hakkında tek bir söz söylememiş olan o Zico, "Benim yönettiğim takımlarda hayatımda ilk kez takımıma 10 sarı kart, 3 kırmızı kart gösterildi. Türk futbolu için üzülüyorum. Galatasaray'ın kazanmak için hakemlere ihtiyacı yok. Sahada karar veren kişiye hakem diyemem. Okuluna geri dönüp, tekrardan bildiklerini değil, bilmesi gerekenleri öğrenmesi gerekir. Diğer taraftan, bu maça böyle kapasitesiz birisinin verilmesi de tartışılmalı. Bu kişiyi kim atadıysa, onun da okuluna geri dönüp, derslerini tekrar alması gerekir" dedi.

Dirhemi yense kudurulacak cinsten ağır, içinde tek bir hakaretamiz sözcük bulunmayan çok ağır sözler. Cüneyt Çakır adındaki kişi Zico gibi bir dünya futbol şahsiyetinden bu sözleri yedi ya, artık ömrü boyunca hakemlik yapmayıp, kendisini başka işlerde kanıtlamaya çalışması gerekir.

Nihat Özdemir, "Bir daha bu kişiyi maçlarımızda görmek istemiyoruz" dedi. Yetmez. Bu kişi, adı Cüneyt Çakır olan kişi düdüğü bir daha ağzına götürmemeli ve bu mesleği tek bir saniye geçirmeden bırakmalıdır.

Böyle kişilerle futbol filan konuşulmaz. Bugüne dek yıllardır bu köşede hakemlerle ilgili tek bir satır yazmamaya özen göstermiş ben, bu satırları yazıyorsam; konumuz maç değildir, futbol değildir.

Bu nasıl bir cümle?

"Zico için herşey söylenebilir. Söylenemeyecek tek şey, onun dünya futbol tarihinin büyük bir yıldızı olduğu ve efendiliği."

Anlayan bana da anlatsın :)

Cengiz Çandarın yazısının devamı...

Galatasaraylılar, sizi Cüneyt Çakır gibileri aldatıyor.

Fenerbahçe o yüzden Avrupa'da ilk 8 kovalıyor. Siz burada Cüneyt Çakır, Selçuk Dereli örnekleriyle aldatılıyorsunuz ve ülke puanına yıllardır katkı yapamıyorsunuz.

Sevilla'nın Fenerbahçe'yi darmadağın edeceğini düşündünüz ve istediniz; ama yanıldınız. Laf atmak için bir gün bile sabretmediniz. Bir gün sabretseydiniz, Bayer Leverkusen maçından sonra ağzınızı açacak haliniz kalmazdı.

Şimdi açabilirsiniz, ama takımınız sayesinde değil. Cüneyt Çakır gibileri sayesinde.

O yüzden, gelin, Türk futbolunun selameti için, Galatasaray'ın düzelmesi için bu futbol dışı adamlara karşı çıkın.

Fenerbahçe'ye gelince, 8 kişiyle böyle bir hakeme karşı öyle bir mücadele koydu ki, biz taraftarlarının başını öne eğmedi.

O yüzden, "Fenerbahçe" diyoruz. "Bir kere daha teşekkürler sana"!

En büyük teşekkürü Sevilla maçından sonra etmeye hazırlanıyoruz.

Orada Cüneyt Çakır olmayacak. Nereden mi biliyorum?

Daha kötüsü olamaz da oradan. Kötü maç yöneten bir hakem olabilir. Ama hakem olmayan, olmaması gereken biri maç yönetemez.

Zico, yerden göğe kadar haklı.

Cüneyt Çakır'ın şunu bilmesi gerekli: Fenerbahçelilerin laneti onu bundan sonra iflah etmez. Selçuk Dereli'yi etmeyeceği gibi...

Cüneyt Çakır, biraz vicdan sahibi olup, biraz kafasını kullansa idi; "Kariyerimi böyle kapatmaya değmezdi" diye düşünürdü herhalde.

Çıkıp en azından özür dilemesini beklemeli miyiz?

Bilmiyorum.

Kendi ligimize ve Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne dönelim ve Fenerbahçe etrafında kenetlenelim. Hem buna ihtiyaç var ve hem de hakkediyorlar.

Cengiz Çandar 28.02.2008

Mehmet Demirkol

Tek kelimeyle derbi
Fenerbahçe'yi geriden top yapmada bu kadar zorlayan, savunmaya bu kadar mahkum eden olmuş muydu son birkaç yıldır?
İlk maçtaki oyunun senaryosuyla başladı rövanş da. Ümit'i sağ kanada çeken 2 kanadı çok adamla doldurup Fenerbahçe'yi içeri dönmeye zorlayan bir oyun. İçeri döndüklerinde ise bir nevi hilal yöntemiyle kapanıp, Fenerbahçe'nin top yapan adamlarını boğmak. Alex, Marco, Selçuk devam eden oyunda hiç bu kadar etkisiz kalmış mıydı, bu kadar top kaptırmış mıydı? Fenerbahçe'yi geriden top yapmada bu kadar zorlayan, savunmaya bu kadar mahkum eden olmuş muydu son birkaç yıldır? Doğrusu hatırlamıyorum. Kezman'a atılan uzun toplardan başka seçeneği kalmadı konuk ekibin. Sırp oyuncunun bu görevde, yani savunmayı rahatlatma işinde geldiğinden bu yana en iyi oyunu oynamasına rağmen yine de çok, ama çok yetersiz kaldığını söylemeli.
Galatasaray bu tabloda pozisyon bulmaya 12. saniyede başladı. Hakem ilk yarıyı bitiren düdüğü çaldığında Hakan Şükür golü attığından daha iyi bir durumda Volkan'la karşı karşıyaydı. Adı geçmişken Hakan'ın dünkü oyununa dikkat çekmek şart. 10 yıl önce ondan gördüğümüz hücum presi ve ender gördüğümüz bir santrfor performansıyla sahadaydı. Çok özel bir iş yapıyor Euro 2008 öncesi. Karşı çıkılmaz şekilde kadroyu zorluyor. Benzetmeden hoşlanır mı bilmem ama 37 yıllık gövdeli, tok içimli bir şarap gibi. Değerine dün de değer kattı.
Ancak garip bir şekilde Fenerbahçe Lugano'nun bir pozisyonda 2 sarı kartlık hareketle kendisini zorla attırması sonucu (bu sezon kaçıncı kez oluyor) Galatasaray'ın presinde, oyunu rakip sahada oynama arzusunda yaklaşık 20 dakikalık belirgin bir düşüş oldu. Fenerbahçe rakip alana geçmeye başladı. Amerikan futbolu usulü 10 metrede bir faul bularak akın girişimlerinde bulundular, ancak Galatasaray'ın belki de en çok tebrik edilmesi gereken yönü ortaya çıktı ve bu ceza sahası içine atılan serbest vuruşlarda rakiplerine vurdurmadılar.
Bu arada Fenerbahçe her ne kadar hareketli ve cansiperane oynasa da oyunu tutan oyuncunun Volkan olduğunu söylemek lazım. Bir zamanların Rüştüsü gibiydi hiç tartışmasız. Bir zamanların Roberto Carlos'u gibi oynayan Gökhan'ın 2. denemesinde attığı şahane gol ve uzatma dakikalarında gelen gol ve sonrasındaki kırmızı kart olmasa (herhalde dünyada tek örnektir) maçın yıldızı ya Volkan ya da hemen her şeyi fazlasıyla yapan Deivid olacaktı.
Ama yetmedi tabii. Kadrosundaki tüm forvetleri sahaya süren Galatasaray için golü bulmak an meselesiydi. Ümit'le oldu.

Mustafa Denizli

Arapsaçı hafif kaldı
Öyle bir maç ki, kim iyi, kim kötü oynadı insan hepsini kaçırıyor. Çünkü kartlar futbolun, güzelliklerin her şeyin önüne geçiyor

Beni yanılttılar. Bir gün önce derbi için 'arapsaçı gibi' demiştim. Haksızlık etmiştim. Arapsaçı karmakarışık, içinden çıkılmaz bir durumdur. Derbinin ise ne içine girildi ne içinden çıkıldı.
Derbiler iki takım arasında oynanır sanıyordum, ama derbiler meğer üç takım arasında yapılıyormuş! Üçüncü takım hakemdi.
Cüneyt Çakır kartların önemli bölümünde haklı, fakat oyunu kontrol etmek isterken tansiyonu yükseltti. Tansiyon yükselince de bütün olayların birinci adamı oldu. Fenerbahçe taç atacak. Gökhan'ın kullanacağı top da çizginin yanında. Gökhan'ın hareketi çok ağır yorumlandı ve tansiyon daha sonra koptu. Önceki kartların yanlışlığı, doğruluğu da tartışılır hale geldi.
Gökhan'ın atılmasına neden olan hareketin aynısını Alex yaptı. Bunu es geçti. Deivid'e sarı kart göstermişti, ikinci sarıyı es geçti. Galatasaraylı futbolcuları es geçti.
Galatasaray, Fenerbahçe psikozunu hakikaten yenemiyor. 1-0 öndesin Fenerbahçe defansının en önemli adamı oyun dışı kalıyor ve o dakikadan sonra sahada sarı-lacivertliler var. Sen nasıl büyük bir takımsın ki hem skor hem sayısal olarak öndesin, ama bir mahkumiyeti kabul ediyorsun. Bu mahkumiyet içinde kalende tehlikeler yaşıyorsun, golü yiyorsun, panik içindesin. Bu paniği durduramıyorsun. Bunu durduracak oyuncu değişimlerini yapamıyorsun ve kendi sahanda rakibine karşı fazla olduğun bir derbide mahkum oynuyorsun.
Galatasaray, Hakan Şükür'ün nefis golüyle öne geçtikten sonra oyunu Lincoln'le kontrol edebilecekken bunu yapamıyor. Sahanın belki en çalışkan, en etkili adamlarıdan biri, tam önde kullanılacağı sırada Galatasaray'ın orta sahasında hatta defansında oynuyor, top çıkarıyor. Bu oyuncu Ümit Karan... Galatasaray'da bir terslik, bir eksiklik var. Fenerbahçe, 10 kişi kaldığını hissetmeden daha kontrollü, daha etkili ataklar yapıyor ve belki de Gökhan Gönül'ün atılması turu geçen takımı ilan ediyor.
Büyük maçlarda sayısal üstünlükler bazen avantaj getirmeyebilir, bunu kabul ediyorum. Fakat Galatasaray bu kadar mı oyundan düşer? Galatasaray tribünleri 10 kişi kalan Fenerbahçe karşısında takımı kuşkuyla mı destekler. Bütün bunlar derbide yaşandı ve en sonunda iş çığrından çıktı.

Ligi de etkileyecek
Futbolcuların bu kadar kontrolsüz, bu kadar sorumsuz davranmaya hakları yok. Bu derbi sezonun son maçı değil ki. Oyuncular sorumluluk taşımalılar ve takımlarını sonraki haftalarda iddiasından uzaklaştıracak hareketlerde bulunmamalılar. Bu olaylar Lugano ile başladı. Hakem yüzde yüz hatalı olabilir. Sen nasıl böyle sorumsuz davranabilir, nasıl arkadaşlarını yok edebilirsin. İnanılır gibi değil. Keza Volkan... Evet tahrik olabilir. Lincoln'ün hareketleri sorumsuzca olabilir, ama sorumluluğu sen taşıyacaksın. Hakemin bir metre önünde bu hareketi nasıl yaparsın?
Öyle bir 90 dakika ki, kim iyi, kim kötü oynadı insan hepsini kaçırıyor. Çünkü kartlar futbolun, güzellikleri her şeyin önüne geçiyor. Yaşananlar hakikaten hiç olmaması gereken şeylerdi. Ne diyeyim, ne söyleyeyim bilemiyorum.
Turu hak eden mi geçti? Bunda dahi kuşkuluyum. Maç güzel başlayıp, nasıl çığrından çıkar insanın aklı almıyor. Dünkü yazıma sadece tribünler uyum gösterdi. Anormallikler yaşanmadı. Ama bu maç ligde oynanacak derbideki tansiyonun yükselmesine, kontrolün elden çıkmasına da şimdiden zemin hazırladı.

Uğur Meleke

Galatasaray asimetrisi
Mevzu Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyse, maç öncesi bütün bildikleriniz anlamsızlaşıyor, oyuncu kaliteleri, form durumları teferruatın ötesine geçmiyor.

Chelsea ile Liverpool son üç buçuk sezonda 8'i ligde, 6'sı Şampiyonlar Ligi'nde 4'ü de kupada olmak üzere tam 18 defa karşılaştılar, 18 müsabakanın kasetlerini izleseniz hangi maçın hangisi olduğunu kolay kolay ayırt edemezsiniz. Zira aşağı yukarı bütün maçların görüntüsü, takımların performansları, oyunun dengesi benzerdir. Fenerbahçe ile Galatasaray sadece 82 gün içinde üçüncü kez oynuyorlar, bu üç maçta sanki 6 ayrı takım izlemiş gibiyiz! Mevzu Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyse, karşılaşma öncesi bütün bildikleriniz anlamsızlaşıyor, oyuncu kaliteleri, form durumları teferruatın ötesine geçmiyor.
Fenerbahçe'nin üç maçtaki kadroları (birer zorunlu değişiklik dışında) aynı. Galatasaray'ınsa savunması ve forveti değişmemiş, neticeleri orta sahası belirlemiş. 8 Aralık'ta Sabri'li göbekle Galatasaray farktan kurtulduğu için şanslı, 3 Şubat'ta M.Topal ve Barış'lı orta saha ise Fenerbahçe'den üstün bir oyun üretmiş.. Bu veriler ışığında dünkü Topal-Lincoln birlikteliğinin de defansif arızalara neden olması normaldi, ama Galatasaray'ın oynadığı (solda Volkan-Arda, sağda yalnız Sabri'li) asimetrik futbol, genelde ciddi bir zaaf doğurmadı. Sağ kanat görevini üstlenen Barış sadece santra yapılırken çizgide gözüktü, maçın neredeyse tamamını ortada Topal'a destek vererek geçirdi, Lincoln'den kaynaklanabilecek defansif zafiyeti bertaraf etti. Galatasaray'a da galibiyeti dizilişi getirdi.

Tek şans
Solda iki-sağda bir oyunculu Galatasaray'ın, Sabri'nin yalnız kaldığı kanadından pozisyon verme ihtimali de, Lugano'nun kırmızı kartının Uğur Boral'ı, dolayısıyla da Fenerbahçe'nin solunu devre dışı bırakmasıyla bitti. İkinci yarıda Barış'la Arda'nın yer değiştirdiği bir dönemde de, tek şansından, yani sağından buldu golü Fenerbahçe...
İki benzemezin üçüncü maçı da ihraçsız bitmedi, hatta 270 dakikada kırmızı kart sayısı gol sayısını geçti. Üstünde düşünmemiz gereken önemli bir konu da bu doğrusu...

Derbiye Bahis Oynanmaz

Uğur Meleke'nin şu sözleri düşüncelerimi çok iyi yansıtmış. Tekrar edeyim.

"Mevzu Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyse, karşılaşma öncesi bütün bildikleriniz anlamsızlaşıyor, oyuncu kaliteleri, form durumları teferruatın ötesine geçmiyor."

bu kadar kolay futbolcu harcanmaz

Bir futbol macı ancak bir hakem tarafından bu kadar katledilebilirdi.
Hadi diyelim lugano nun kartları haklıydı ve volkanda kırmızıyı hak etti bunlarda kimsenin bi lafı yok olmamalı. Ama 75 de gökhan gönül e gösterilen sarı karttan saçma sapan bi karar yok. Bu dünyada bir ilk. Top toplayıcı cocuk bir futbolcunun kırmızı kart görmesine sebep oluyor.
Hatırlayalım soldan fenerbahçe yarı alanından top taca cıktı ve gökhan tacı kullanmak için harketlendi. Saha içerisindeki topa dogru yöneldi o anda top toplayıcı cocuk sahaya içerde bir top olmasına ragmen ikinci topu attı ve gökhan onun attıgı topu almak yerine yerdeki topu aldı ve ikinci sarı kartı dolayısıyla kırmızı kartı gördü.
Diyelimki gökhan eğilmedi ve top toplayıcının attıgı topu yakaladı ve sahadaki diğer topuda dışarı attı kart görecekmiydi bence evet nedenmi açıklayayım
Dakika 37 sol kanattan galatasaray yarı alalından top taca cıktı. Galatasaray 1 0 önde tacı kullanmak için galatasaraylı volkan yaman kenara geldi ve sahadaki topu dışarı atıp top toplayıcının attıgı topu aldı ve tacı kullanmak için hamle yaptı hakem oyunu durdurdu ve volkana sarı kart gösterdi gerekçe ne topu oyuna geç sokması.
Şimdi durun ve biraz düşünün iki pozisyonda iki futbolcunun da iki zıt secenegi yapmıs olmasına ragmen ikiside sarı kartla cezalandırıldı. Gerekçeler aynı. Aradaki fark volkan dışardan yeni top istedi gökhan ise top zaten saha içerisinde oldugu için istemedi.
Peki burdan ne cıkarıyoruz. Olay şu gökhan gönül ne yaparsa yapsın top toplayıcı saha içerisinde top oldugu halde ikinci topu attıgı anda aslında gökhan ı oyundan attı. Yapabileceği hiçbirşey yok kart gelicek hangi secenegi secersen sec o kart gökhan a verilirdi. Eğer gökhan ikinci topu alsaydı ve kart görmeseydi o zaman volkana yapılanda haksız bir sarı kart olurdu.

Maçın Özeti Video


Galatasaray Tişört Bastırdı

Galatasaray, 2 yıl aradan sonra Fenerbahçe’yi yendiği Türkiye Kupası maçı için Fred Çakmaktaş’lı 5 bin özel tişört hazırlattı.

Galatasaray "Bu Kupayı Görenler Parmak Kaldırsın" yazan 29 YTL’lik yeni tişörtte mizahla "Fenerbahçe taş devrinden bu yana Fortis Türkiye Kupası’nı alamadı" mesajı veriyor.

GALATASARAY, 2 yıl aradan sonra Fenerbahçe’yi yenebildiği ve 4 kırmızı kartın çıktığı Türkiye Kupası maçı için 5 bin özel tişört hazırlattı. Hazırladığı yeni tişörtün üzerine "Bu Kupayı Görenler Parmak Kaldırsın" yazan Galatasaray Pazarlama, tişörtün üzerine bastığı Fenerbahçe formalı Fred Çakmaktaş resmi ile Fenerbahçe’nin taş devrinden bu yana Fortis Türkiye Kupası’nı alamamış olmasına mizahla atıfta bulunuyor. 4 kırmızı 15 sarı kart çıkan ve Fenerbahçe’nin 8 kişi ile tamamlayabilmesi nedeniyle ’Kırmızı Derbi’ olarak anılan Ali Sami Yen’deki karşılaşma sonrasında stadın yanındaki çadır mağazada 8 bin parçanın üzerinde taraftar ürünü satıldı. Galatasaray Pazarlama, yıllardır özlemi duyulan Fenerbahçe galibiyeti için hazırladığı tişörtlere ilginin artması durumunda baskı adedini yükseltebileceğini belirtiyor. Tişörtlerin en geç yarın Galatasaray Store’larda satışa çıkması planlanıyor.

29 YTL’DEN SATILACAK: Galatasaray Pazarlama Genel Müdürü Selva Darnel, "Yarın yapılacak Beşiktaş derbisine kadar ilginin artarak sürmesini bekliyoruz. Fenerbahçe’nin yenilgisi ile biten derbi, Galatasaray Store’ların en fazla satış yaptığı ilk üç maç arasına girdi" dedi. Darnel, satılacak bu yeni tişörtlerin fiyatının 29 YTL civarında olacağını söyledi.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

iddaa bayileri

iddaa, Türkiye futbol bahisleri oyunudur. Spor Toto kontrolünde özel bir şirket tarafından bahis oynatılır.

Bu sitede bahis oynatılmamaktadır. Sitenin amacı Dünyanın dört bir yanına dağılmış Türkçe konuşan bahis severlere ve Türkiye'de oturan iddaa severlere, bahis tahmin, iddaa tahminleri konusunda yardımcı olmaktır.